|
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
Sayı : B.07.1 .GİB.4.34.l6.01/KVK-6- 7340Konu :…………. ve Rehabilitasyon Merkezinin vergilendirmesi hk.
…………….. GRUP MÜDÜRLÜĞÜNE (………. Müdürlüğü)
İlgi : ……..11.2006 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.19.02/VUK-1-………… sayılı yazınız.
İlgide yazınız ekinde gönderilen ve …………. Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün …………… vergi kimlik numaralı mükellefi ……………. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından Müdürlüğünüze verilen ……/11/2006 tarih ve ……….. sayılı dilekçe hakkında ki Müdürlüğümüz görüşü aşağıda açıklanmıştır.
Bilindiği üzere, 21.06.2006 tarih ve 26205 sayılı Resmi Gazete yayınlanan 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6.maddesinin ( 01/01/2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 21.06.2006 tarihinde yürürlüğe giren madde) birinci fıkrasında kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş, ikinci fıkrasında ise safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8.maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 40.maddesinde yer alan giderlerin indirileceği belirtilmiştir.
Öte yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ticari Kazancın Tarifi” başlıklı 37. maddesinde; “Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır”. hükmü yer almış olup; aynı Kanun’un “Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti” başlıklı 38. maddesinde ise;
“Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:
1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir; 2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunu'nun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41'inci maddeleri hükümlerine uyulur.” denilmiştir.
Ticari kazançlar esas itibariyle sermaye-emek karışımı bir kaynağa bağlı olarak doğarlar. Bu kaynağa bağlı olarak devamlı bir organizasyona dayanan her türlü faaliyet ticari faaliyettir.
Buna göre, kurum kazancı ticari kazanç niteliği taşıdığından ve ticari kazanç gibi tespit edildiğinden elde etme yönünden tahakkuk esası geçerlidir. Tahakkuk ise gelirin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmesini ifade eder. Bunun için geliri doğuran işlemin tekemmül etmesi gerekmektedir. Ticari faaliyet içerisinde satılan mal veya yapılan bir hizmet bedeli taraflarca belirlenip fatura kesildiğinde gelir veya gider tahakkuk etmiş sayılır.
Ticari kazancın tespitinde tahakkuk esası cari olduğundan söz konusu faaliyet nedeniyle ruhsat sahibi ……………. tarafından Milli Eğitim Müdürlüğü’ne düzenlenen Özel eğitim hizmet faturası karşılığında elde edilen bedellerin gelir olarak, yapılan protokol gereği 05/10/2006 tarihinden itibaren işletme hakkı devredilen ………………. …………….. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nce düzenlenecek aylık hizmet faturaları karşılığı ödenecek bedellerin ise gider unsuru olarak ticari kazancın tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. Öte yandan, ……………… …………….. Ltd. Şti’nin ise söz konusu hizmet faturası bedellerini ilgili yıl kurum kazancına dahil edeceği hususu ise tabiidir.
Bilgi edinilmesini arz ederim.
|
|
|
Başkan a. |
|
|
|
|