T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

            

   

 

 

Sayı  : B.07.1.GİB.4.34.16.01/KVK-6-7326                                              

Konu:  Sigorta acentesinin ürettiği poliçelere ilişkin olarak sigorta şirketlerinden aldığı komisyon gelirlerinin tahakkuk tarihi hk.

 

 

…………………..

Maslak / İSTANBUL

 

 

İlgi    :   …..09.2006 tarihli dilekçeniz.

 

            İlgide kayıtlı dilekçenizde; şirketinizin sigorta şirketlerinin acenteliğini yapmak konusunda faaliyet gösterdiği, sigorta şirketlerine müşteri bulma ve müşteri bulmaya bağlı poliçe düzenleme gibi tali hizmetler verdiği, bu hizmetlere karşılık olarak da üretilen sigorta primlerinin belli bir kısmını komisyon olarak tahsil ettiği belirtilerek, acenteniz tarafından düzenlenecek poliçelere ilişkin olarak sigorta şirketlerinden alınacak komisyonların poliçe düzenlendiği tarihte mi yoksa Vergi Usul Kanununun 287. maddesi uyarınca ilgili poliçenin hükmünü doldurduğu gün bazında mı vergi kanunları açısından tahakkuk etmiş bir gelir olduğu ve söz konusu komisyonların gelir hesaplarına ne zaman intikal ettirileceği hususu sorulmaktadır.

 

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6.maddesinin birinci fıkrasıyla kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş, maddenin ikinci fıkrasıyla da safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

 

Öte yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazancın tarifinin yapıldığı 37.maddesinde her türlü  ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükme bağlanmış ve ticari kazançta vergiyi doğuran olay tahakkuk esasına bağlanmıştır.

 

Aynı Kanunun bilanço esasında ticari kazancın tespiti ile ilgili 38.maddesinde de,

 

“Bilanço esasına göre ticari kazanç teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce;

 

1-     İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir.

2-     İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.

 

            Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında Vergi Usul Kanunu’nun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41.maddeleri hükümlerine uyulur.” hükmü yer almaktadır.

 

             Diğer taraftan, ticari kazancın tespitinde “tahakkuk esası” ve “dönemsellik” ilkeleri geçerlidir. Tahakkuk esasında, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Bu esas dikkate alındığında bir gelir unsurunun, dönemsellik ilkesinin uygulanmasına ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.

 

Dönemsellik ilkesinin doğal sonucu olarak; bir hasılatın, belli bir döneme ilişkin safi kurum kazancının belirlenmesinde müspet unsur olarak dikkate alınabilmesi için, bu hasılatın söz konusu döneme ait olması gerekir. Bir gelir unsuru, geçmiş dönemlere veya gelecek dönemlere ait ise, tahakkukun hangi dönemde olduğuna veya olacağına bakılmaksızın, söz konusu gelirin dönemsellik ilkesi gereği ilgili bulunduğu dönemde dikkate alınması gerekir.

 

            Buna göre, kurum kazancı, ticari kazanç niteliği taşıdığından ve ticari kazanç gibi tespit edildiğinden elde etme yönünden tahakkuk esası geçerlidir. Tahakkuk ise gelirin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmesini ifade eder. Bunun için geliri doğuran işlemin tekemmül etmesi gereklidir. Ticari faaliyet içerisinde satılan mal veya yapılan bir hizmet bedeli taraflarca belirlenip fatura kesildiğinde gelir veya gider tahakkuk etmiş kabul edilir.

           

            Bu hüküm ve açıklamalara göre, aracılık ettiğiniz poliçe düzenleme faaliyetinize ilişkin olarak sigorta şirketleri tarafından şirketinize ödenen komisyon gelirlerinin, tahakkuk esası gereğince bu tutarların elde edildiği tarih olan komisyon faturasının tahakkuk tarihi (fatura düzenlendiği tarih) itibariyle gelir olarak dikkate alınması olanaklı olup, bu tarih itibariyle şirketinizin gelir hesaplarına intikal ettirilmesi gerekir.  Öte yandan, poliçelerin iptal edilmesinden sonra, önceden tahsil edilen komisyonun iptal edilen primlere isabet eden kısmının iade edilmesi halinde, bu kısmın şirketinizin gider hesaplarına intikal ettirilmesi mümkündür.

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.           

                                                      

 

Başkan a.
Grup Müdür V.