|
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.16.01/KVK-30-7254-Konu :Yurtdışındaki firmalarda yine yurt dışında alınan hizmet ve komisyonculuk için yapılan ödemelerden tevkifat yapılıp yapılmayacağı ve yurt dışında ödenen fuarlara katılım payı ve stand kiralarından tevkifat yapılıp yapılmayacağı hk.
………………….. GRUP MÜDÜRLÜĞÜNE
İlgi : ……09/2006 tarih ve KDV.MUK.B.07.1.GİB.4.34.17.01.25-……… sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazınız ekinde yer alan ……………Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün …………..vergi numaralı mükellefi ………………. Ltd.Şti. tarafından Müdürlüğünüze verilen tarihsiz dilekçe ve daha sonra Müdürlümüze vermiş olduğu tarihsiz ek dilekçede; adı geçen şirketin, yurt içi firmalarla yurt dışı firmalar arasında komisyonculuk ve aynı zamanda tekstil ürünleri ihracatı yaptığı, yurt dışında bireysel olarak bazı fuarlara katıldığı ve bu fuarlara giriş katılım payı ve stand kirası ödediği, ödemelerin bazılarını yurt dışında nakit olarak bazılarını ise Türkiye’den yurt dışındaki firmalara banka havalesi suretiyle yaptığından söz konusu ödemelerden vergi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususları sorulmakta olup, Müdürlüğümüz görüşü aşağıda yer almaktadır. “Bilindiği gibi, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 3. maddesinin ikinci fıkrasında “(2) Dar mükellefiyet: Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanunî ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanlar, sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilirler.” denilmiştir. Dar mükellefiyet mevzuuna alınan kurum kazançları aynı maddenin üçüncü fıkrasında bentler halinde sayılmış olup, dördüncü, beşinci ve altıncı fıkrasında ise, “(4)Bu maddede belirtilen kazanç veya iratlar ile gelir unsurlarının Türkiye'de elde edilmesi ve Türkiye'de daimî temsilci bulundurulması konularında, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ilgili hükümleri uygulanır. (5) Kanunî merkez: Vergiye tâbi kurumların kuruluş kanunlarında, tüzüklerinde, ana statülerinde veya sözleşmelerinde gösterilen merkezdir. (6) İş merkezi: İş bakımından işlemlerin fiilen toplandığı ve yönetildiği merkezdir.” hükmü yer almaktadır. Buna göre, kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye’de bulunmayan mükellefler yalnızca Türkiye’de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirilmektedir. Eğer Türkiye’de şube ya da temsilci var ise verginin ödenmesinden bunlar sorumlu olmaktadır. Yurt dışındaki firmanın Türkiye’de temsilci bulundurmadan mal veya hizmeti kendisinin satması halinde de bu kurumun dar mükellef olma özelliği değişmeyecek, verginin ödenmesinden mal veya hizmeti alan kurum sorumlu olacaktır. Aynı Kanunun 6.maddesinin ( 01/01/2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 21.06.2006 tarihinde yürürlüğe giren madde) birinci fıkrasında kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş, ikinci fıkrasında ise safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Yine aynı Kanunun 30. maddesinde(01/01/2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 21.06.2006 tarihinde yürürlüğe giren madde) ise; “... (2) Ticarî veya ziraî kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddî hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen kişilerce % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır. ... (8) Bakanlar Kurulu yukarıdaki fıkralarda belirtilen vergi kesintisi oranlarını, gelir unsurları veya faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye, sıfıra kadar indirmeye veya yukarıdaki fıkralarda belirtilen oranın bir katına kadar artırmaya yetkilidir. ... (10) Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi, kesintiye tâbi kazanç ve iratları ödeyenleri hak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder. (11) Yapılacak vergi kesintisinde kazanç ve iratlar gayrisafi tutarları üzerinden dikkate alınır. Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde vergi kesintisi, fiilen ödenen tutar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanır. (12) Bu Kanuna göre vergi kesintisi yapanlar, yaptıkları vergi kesintisini kayıt ve hesaplarında ayrıca gösterirler.“ hükümleri yer almaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, kanuni ve/veya iş merkezi yurt dışında bulunan firmaların Türkiye’de işyerinin olmaması, hizmetten yurt dışında yararlanılması ve söz konusu yurt dışındaki firmalar tarafından verilen komisyonculuk hizmeti ve yine yurt dışındaki fuarı düzenleyen firmalara ödenen fuara katılım payı ile bu firmaların stant kiralama faaliyeti ticari kazanç kapsamında bir faaliyet olduğundan bu faaliyetler kapsamında yapılan ödemelerden tevkifat yapılmayacaktır. Öte yandan, söz konusu ödemelerin kurum kazancının tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim.
|
|
|
Başkan a. |
|
|
|
|