T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

 

            

  

 

Sayı  : B.07.1.GİB.4.34.16.01/KVK-30-7201

Konu: İngiltere’de yerleşik bir firmadan alınan uluslararası finans piyasaları

            bilgilendirme hizmeti karşılığında bu firmaya yapılan ödemeler üzerinden

            kurumlar vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı ile e-posta yoluyla gelen

            faturalara yapılan ödemelerin kurumlar vergisine esas matrahın tespitinde

            indirilip indirilmeyeceği hk.

             

 

           

……………… GRUP MÜDÜRLÜĞÜNE

(…………….. Müdürlüğü)

 

 

İlgi    : …..08.2006 tarih ve ………….B.07.1.GİB.4.34.17.01.25-32197-……sayılı yazınız.

 

 

            Başkanlığımız ……………….. Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün ……………. vergi kimlik numaralı mükellefi ………………… A.Ş. tarafından Müdürlüğünüze verilen ….08.2006 tarih, ……. ref. no’lu dilekçe ile Müdürlüğümüze verilen ve bir örneği ilişikte gönderilen …..09.2006 tarih, …… ref. no’lu dilekçede Müdürlüğümüzü ilgilendiren hususlar, …….. Müdürlüğü’nün …...10.2006 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.19.02/………………. sayılı görüşü ile birleştirilmiş olup, aşağıda açıklanmaktadır.

 

            Bilindiği üzere, 22/01/1997 tarih ve 22885 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 253 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin “Yurt Dışında Faaliyette Bulunan Mükelleflere Yaptırılan İş ve Hizmetler Karşılığında Alınan Belgelerle İlgili İşlemler” başlıklı (B) bölümünde “Vergi Usul Kanununun kayıt nizamına ilişkin 215 inci maddesinde, bu Kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulmasının mecburi olacağı belirtilmiş 227 nci maddesinde de "Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir." hükmü yer almıştır. Söz konusu kayıtların ise aynı Kanunun 229 uncu ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekmektedir.

 

Bu hükümlere göre, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan, iş veya hizmetler karşılığında ödemede bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlardan aldıkları muteber belgeleri, yurt dışındaki temsilciliklerimizde veya yurt içindeki noterlerde Türkçe'ye tercüme ve tasdik ettirdikten sonra defterlerine gider olarak kaydedebilmekte idiler.

  

Ancak Bakanlığımıza yapılan başvurulardan, bu işlemlerin yurt dışı temsilciliklerimizdeki iş yığılmalarına neden olduğu, mükellefler bakımından da ağır külfetler getirdiği anlaşıldığından, anılan Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, bu Genel Tebliğ ile yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan iş veya hizmetler karşılığında alınan belgelerin, yurt dışındaki temsilciliklerimizde veya yurt içinde noterlerde Türkçe'ye tercüme ve tasdik edilme zorunluluğu kaldırılmıştır.

 

Buna göre, yurt dışındaki kişi veya firmalardan belge alan mükellefler, bu belgeleri defter kayıtlarında gider olarak göstermeleri sırasında belgelerde yazılı bedelleri, belgelenir düzenlendiği günde Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirerek kayıtlarında göstereceklerdir. Ancak inceleme sırasında inceleme elamanınca lüzum görülmesi halinde, mükellefler bu belgelerini tercüme ettirmek zorundadırlar.” Denilmiş olup, benzer bir konuda Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünden alınan ../2004 tarih ve GEL.0.29/2920-228-48-.. sayılı yazıda;

 

“Bilindiği üzere, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan hizmet karşılığında ödemede bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin yurt dışından aldıkları belgenin alındığı ülke mevzuatına göre muteber bir belge olması gerekmektedir.

 

Mükelleflerin internet yoluyla yurt dışından satın aldıkları hizmet ve bu nitelikteki gayri maddi haklar için yurt  dışındaki satıcı tarafından düzenlenen fatura veya fatura yerine geçen belgelerin elden veya posta yoluyla alınamaması halinde elektronik ortamda alınan söz konusu belgelerin çıktılarının yapılan ödemeyi gösterir banka kredi kartı silip veya ekstresi ile birlikte muhafaza ve ibrazı ile alınan hizmetin yapılan ticari işin bir gereği olarak alındığının tevsik edilmesi durumunda yapılan ödemelerin gider veya maliyet kaydı mümkün bulunmaktadır.” denilmektedir.  

 

Bu açıklamalara göre; ………………………. A.Ş.’nin yurtdışından satın aldığı hizmet karşılığında, yurtdışından elektronik ortamda aldıkları belgelerin çıktılarının, yapılan ödemeyi gösterir banka kredi kartı silip veya ekstresi ile birlikte muhafaza ve ibrazı ile alınan hizmetin yapılan ticari işin bir gereği olarak alındığının tevsik edilmesi durumunda söz konusu belgelerin tevsik edici belge olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

 

Diğer taraftan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Dar mükellefiyette vergi kesintisi” başlıklı 30’uncu maddesinin (1) numaralı fıkrasında; dar mükellefiyete tabi kurumların bu maddede sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından % 15 oranında kurumlar vergisi kesinti yapılacağı; (2) numaralı fıkrasında ise; ticari veya zirai kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın, telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret ünvanı, marka ve benzeri gayrimaddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen kişilerce % 15 oranında kurumlar vergisi kesinti yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

 

Ayrıca, 19.10.1988 tarih ve 19964 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.01.1989 tarihinde uygulamaya başlanan “Türkiye Cumhuriyeti ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Arasında Gelir ve Sermaye Değer Artış Kazançları Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi  Önlenme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması” nın ticari kazançlar ile ilgili 7’nci maddesinde;

 

“1. Bir Akit Devlet teşebbüsüne ait kazanç, söz konusu teşebbüs diğer Akit Devlette yeralan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmadıkça, yalnız ilk bahsedilen Devlette vergilendirilecektir. Eğer teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde ticari faaliyette bulunursa, kazanç bu diğer Devlette, işyerine doğrudan doğruya veya dolaylı olarak atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere vergilendirilebilir.

 

 

5. Kazanç, bu Anlaşmanın başka Maddelerinde düzenlenen gelir unsurlarını da kapsamına aldığında, o Maddelerin hükümleri bu Madde hükümlerinden etkilenmeyecektir.”; gayrimaddi hak bedelleri ile ilgili 12’nci maddesinde ise;

 

“1. Bir Akit Devlette doğan ve diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen gayrimaddi hak bedelleri, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

 

2. Bununla beraber, söz konusu gayrimaddi hak bedelleri elde edildikleri Akit Devlette ve o Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak gayrimaddi hak bedelinin gerçek lehdarı diğer Akit Devletin mukimi ise, bu şekilde alınacak vergi gayrimaddi hak bedelinin gayrisafi tutarının % 10’unu aşmayacaktır.

 

3. Bu maddede kullanılan “gayrimaddi hak bedelleri” terimi, sinema filmleri, radyo-televizyon yayınlarında kullanılan filmler ve bantlar dahil olmak üzere edebi, artistik, bilimsel her nevi telif hakkının veya her nevi patentin, alameti farikanın, desen veya modelin, planın, gizli formül veya üretim yönteminin veya sınai, ticari, bilimsel tecrübeye dayalı bilgi birikiminin kullanma imtiyazı, kullanma hakkı veya satışı ile sınai, ticari, bilimsel teçhizatın kullanma imtiyazı veya kullanma hakkı karşılığında ödenen her türlü bedelleri kapsar.

 

…” hükümleri yer almaktadır.

 

            Diğer taraftan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6.maddesinin 1. fıkrasıyla kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasıyla da safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

 

            Bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8.maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 40.maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir.

 

            Öte yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40.maddesinde “Safi kazancın tespit edilmesi için aşağıdaki giderlerin indirilmesi kabul edilir” hükmü yer almış ve 1.fıkrasında “Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler”in indirilebileceği belirtilmiştir.

 

Bu hükümlere göre, İngiltere’den alınan ve Türkiye’de faydalanılan uluslararası finans piyasaları bilgilendirme hizmeti nedeniyle ödenen bedel ile bu bilgilendirme sistemi için alınan terminale ödenen bedel, ticari kazanç kapsamında değerlendirilecek olup, yukarıda açıklanan ilgili ülke ile yapılan anlaşmanın 7’nci maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre, İngiltere’de mukim firmanın Türkiye’de bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmaması nedeniyle, söz konusu ticari kazanç, İngiltere’de vergilendirileceğinden, bu firmaya yapılan ödemeler üzerinden, bankaca kurumlar vergisi tevkifatı yapılmayacaktır.

  

Ancak, dar mükellef kurumca bankaya temin edilen bilgilendirme sistemi için alınan terminalle birlikte kullanılacak olan teknik programa ödenen bedel ile özel monitöre ödenen bedel, söz konusu anlaşmanın 12. maddesinin 3. fıkrası kapsamında gayrimaddi hak bedeli olarak değerlendirilecek olup, bu bedel üzerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 30. maddesinde belirlenmiş oran yerine, anılan ülke ile ülkemiz arasında imzalanan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasının 12. maddesinin 2. fıkrası gereğince gayrimaddi hak bedelinin gayrisafi tutarının % 10’u oranında kurumlar vergisi tevkifatı yapılması gerekir.

 

            Diğer taraftan, bankanın İngiltere’den aldığı hizmet ve gayrimaddi haklar için yurtdışındaki firma tarafından düzenlenen faturanın aslının alınamaması halinde, elektronik ortamda alınan belgelerin çıktılarının bankadan alınacak yapılan ödemeyi gösterir belgeler ile birlikte muhafaza ve ibrazı ile alınan hizmetin ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapıldığının tevsik edilmesi şartıyla, söz konusu belgeler tevsik edici belge olarak kabul edilecek olup, bu belgelere istinaden yapılan ödemelerin kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılması mümkündür.

 

            Bilgi edinilmesini arz ederim.          

                                                                                                                           

 

Başkan a.
Grup Müdür V.