|
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü)
TARİH: 28.08.2006 SAYI : KDV.MUK.B.07.1.GİB.4.34.17.01.17.09.7039
KONU : Dernek iktisadi işletmesi tarafından düzenlenecek makbuz bedelinin şirket kayıtlarında gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı ile KDV’nin beyanı
............................................A.Ş.
İlgide kayıtlı dilekçeniz incelenmiştir.
Bilindiği üzere 21.06.2006 tarih ve 26205 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde;
“Aşağıda sayılan kurumların kazançları, kurumlar vergisine tâbidir: a) Sermaye şirketleri. b) Kooperatifler. c) İktisadî kamu kuruluşları. ç) Dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler. d) İş ortaklıkları. Kurum kazancı, gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından oluşur. “ hükmü yer almaktadır. Aynı Kanun’un 2. maddesinin 5. bendinde dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmelerin tarifi dernek veya vakıflara ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları dışında kalan ticarî, sınaî ve ziraî işletmeler ile benzer nitelikteki yabancı işletmelerin, dernek veya vakıfların iktisadî işletmeleri olduğu bu Kanunun uygulanmasında sendikaların dernek, cemaatlerin ise vakıf sayıldığı belirtilmektedir.
Bu hükümlere göre, bir iktisadi işletmenin varlığından söz edilebilmesi için; -müessesenin bir dernek ve vakfa ait olması, -sermaye şirketi veya kooperatif şeklinde kurulmamış olması, -ticari, sınai veya zirai alanda devamlı olarak faaliyette bulunulması, gerekmektedir.
Bu durumda, dernek ve vakıflara ait veya bağlı olan ve faaliyetleri devamlı bulunan, sermaye şirketi ve kooperatif statüsünde kurulmamış olan ticari, sınai ve zirai işletmeler dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler olarak kabul edilmektedir.
Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, Kurumlar Vergisi Kanunu’nda Derneğin kendisi vergi dışı bırakılmış, bunlara ait veya bağlı olan ve faaliyetleri devamlı bulunan iktisadi işletmeler vergi kapsamına alınmıştır.
Bu hükümlere göre, Dernekler vergi uygulamalarında kurumlar vergisi mükellefi değildir. Ancak, Derneğe ait iktisadi işletmenin kurumlar vergisi mükellefi olacağı tabiidir.
Diğer taraftan 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10/1-c maddesiyle genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ve kamu yararına çalışan dernekler ile bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlara makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımların toplamının o yıla ait kurum kazancının % 5'ine kadar olan kısmının kurumlar vergisi matrahının tespitinde; kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, Kurumlar Vergisi Kanununun 6. maddesinin (01.01.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 21.06.2006 tarihinde yürürlüğe giren madde) 2. fıkrasında safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmış maddede atıf yapılan Gelir Vergisi Kanununun 40/1. maddesinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel gider ticari kazancın tespitinde indirilecek giderler arasında sayılmıştır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre; Derneğin organizatörlük faaliyetinin bir bedel mukabili ifası durumunda derneğe ait iktisadi işletme oluşacak olup, iktisadi işletme için mükellefiyet tesisi ile şirketin tertip ettiği yaz etkinlikleri-kültür sanat festivali işine veya bu ve benzeri faaliyetler karşılığı derneğe yapılan ödemelerin dernek tarafından ticari kazancın vergilendirilmesine ilişkin genel esaslar çerçevesinde gelir kaydedilmesi ayrıca, bu tutarın dernek iktisadi işletmesi tarafından düzenlenen tevsik edici belge (fatura) mukabili, şirket kayıtlarında gider olarak dikkate alınması mümkündür.
Ancak Derneğin organizatörlük faaliyetini bir bedel mukabili olmaksızın derneklerin kuruluş amacına uygun olarak üyelerinin ortak sosyal kültürel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik ifa etmesi halinde iktisadi işletme oluşmayacağı gibi derneğe yapılan makbuz karşılığı bağışın derneğin kamu yararına çalışan dernek statüsünde olması halinde bu bağış ve yardımların toplamının, şirket tarafından, o yıla ait kurum kazancının %5 ine kadar olan kısmının kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılması olanaklıdır.
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1/1. maddesinde; Türkiye’de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ne tabi olacağı hükme bağlanmıştır.1/3-g maddesinde ise, “Genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara, ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri katma değer vergisine tabidir.” hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda ticari, sınai ve mesleki faaliyet devamlı yapılmak suretiyle tedavül ekonomisine katılınması, başka bir ifadeyle üretilen malların veya verilen hizmetin bir bedel karşılığında satılacak olması halinde derneklere ait veya bağlı olan bir iktisadi işletmenin varlığı söz konusu olacaktır. Aynı Kanunun 17/1.maddesine göre, Genel ve katma bütçeli daireler, il özel idareleri, belediyeler, köyler, bunların teşkil ettikleri birlikler, Üniversiteler, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, siyasi partiler ve sendikalar, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları, kamu menfaatine yararlı dernekler, tarımsal amaçlı kooperatifler ve bakanlar kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıfların;
a) İlim, fen ve güzel sanatları, tarımı yaymak, ıslah ve teşvik etmek amacıyla yaptıkları teslim ve hizmetleri,
b) Tiyatro, konser salonu, kütüphane, sergi, okuma ve konferans salonları ile spor tesisleri işletmek veya yönetmek suretiyle ifa ettikleri kültür ve eğitim faaliyetlerine ilişkin teslim ve hizmetleri,
Kanunun 17/2-b maddesinde ise, Üniversite ve yüksekokullar ile 8.6.1965 tarihli ve 625 sayılı Kanun hükümlerine tabi özel okullar tarafından ilgili dönemdeki kapasitelerinin %10’unu geçmemek üzere verilen bedelsiz eğitim ve öğretim hizmetleri, kanunların gösterdiği gerek üzerine bedelsiz olarak yapılan mal teslimi ve hizmet ifaları, birinci fıkrada sayılan kurum ve kuruluşlara bedelsiz olarak yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifaları ile fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığı’nca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda,temizlik,giyecek ve yakacak maddelerinin tesliminin katma değer vergisine tabi olmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan, Kanunun 19/1. maddesinde diğer kanunlardaki vergi muaflık ve istisna hükümlerinin bu vergi bakımından geçersiz olduğu, katma değer vergisine ilişkin istisna ve muafiyetlerin ancak bu kanuna hüküm eklemek veya kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre, yöresel dernekler tarafından verilen organizatörlük faaliyetinin bir bedel karşılığında ifa edilmesi halinde, derneklere ait iktisadi işletme oluşacağından, iktisadi işletme için KDV mükellefiyeti tesis ettirilmesi ve şirketinizin tertip ettiği yaz etkinlikleri, kültür sanat festivali işi veya benzeri faaliyetler karşılığı derneğe yapılan ödemeler için dernek tarafından fatura düzenlenmesi ve genel oranda KDV hesaplanması gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim. |