T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü)

 

 

TARİH: 07.08.2006                                                                                            

SAYI   : KDV.MUK.B.07.1.GİB.4.34.17.01.01.6546

KONU : Hat ve tezhib ile restorasyon ve konservasyon

çalışmalarının GVK ve KDV karşısındaki durumu

 

 

……………….

 

            İlgide kayıtlı dilekçeniz incelenmiştir.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 18. maddesinde; “Müellif, mütercim, heykeltraş, hattat, ressam, bestekar, bilgisayar programcısı ve mucitlerin ve bunların kanuni mirasçılarının şiir, hikaye roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon ve videoda yayınlamak veya kitap, CD, disket, resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hasılat Gelir Vergisi’nden müstesnadır.

 

Eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında alınan bedel ve ücretler istisnaya dahildir.

 

Yukarıda yazılı kazançların arızi olarak elde edilmesi istisna hükmünün uygulanmasına engel teşkil etmez.

 

Serbest meslek kazançları istisnasının, bu Kanunun 94. maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur.” hükmü yer almıştır.

 

Öte yandan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 94.maddesinde; “ Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.” denilmektedir.

 

Maddenin 2/a bendinde, yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden, 18.madde kapsamına giren serbest meslek işlerinden tevkifat yapılacağı hükme bağlanmıştır. Tevkifat uygulamasında serbest meslek kazancının devamlı veya arızi nitelikte olmasının herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

 

            Bu hüküm ve açıklamalara göre; dilekçeniz ekinde sunulan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün 15/07/2005 tarih 101264 sayılı yazısından; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 1/b maddesi ile aynı Kanunun 4. madde hükmü uyarınca yapmış olduğu hat ve tezhib çalışmalarının “eser” kapsamında değerlendirildiği anlaşılmış olup, söz konusu çalışmalardan elde edeceği gelir nedeniyle Gelir Vergisi Kanunu’nun 18.maddesinde yer alan istisnadan faydalanması mümkündür.

 

            Ayrıca söz konusu çalışmaların; aynı Kanun’un 94.maddesinde sayılanlara satılması halinde, tarafına yapılacak ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır. Ancak nihai tüketiciye satması halinde ise gelir vergisi tevkifatı yapılmayacaktır.

 

            Diğer taraftan, ……………. Müdürlüğü’nün ilgi yazılarında; adı geçen tarafından icra edilen “restorasyon ve konservasyon” çalışmalarının sanat eseri kapsamında değerlendirileceği hususuna yer verilmemiştir. Dolayısıyla söz konusu çalışmalardan (restorasyon ve konservasyon) elde edilen gelir nedeniyle Gelir Vergisi Kanunu’nun 18. maddesinde yer alan istisnadan faydalanılması mümkün değildir.

 

            Öte yandan, sözü edilen çalışmaların yapımı için kiraladığı atölye için ödemiş olduğu kira bedelleri üzerinden tevkifat yapılmayacak ancak, ödediği kira bedelleri gayrimenkul sahibi tarafından yıllık gelir vergisi beyannamesi ile gayrimenkul sermaye iradı olarak beyan edilecektir.

3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1/1. maddesinde serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.

 

Kanuna bağlı olarak yayımlanan 19 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nde konuya açıklık getirilmiş ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 18. maddesinde sözü edilen faaliyetleri mutad ve sürekli bir şekilde yapanların gerçek usulde katma değer vergisine tabi olacağı, arızi nitelik taşıyan serbest meslek faaliyetlerinde ise vergi uygulanmayacağı ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 3239 sayılı Kanunla değişik 18. maddesi kapsamına giren faaliyetlerde de yukarıdaki hükmün geçerli olacağı belirtilmiştir.

 

Bu itibarla, sözü edilen 18. madde kapsamına giren faaliyetlerin mutad ve sürekli bir çerçevede sürdürülmesi gerçek usulde katma değer vergisi mükellefiyetini gerektirmektedir. Bu faaliyetlerin arızi olarak yapılması halinde ise yukarıdaki açıklama çerçevesinde vergi aranılmayacaktır.

 

Diğer taraftan, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9. maddesinde; Maliye ve Gümrük Bakanlığı’nın gerekli görülen hallerde, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır.

 

Yukarıdaki açıklanan Tebliğ ile, bu yetkiye dayanılarak Gelir Vergisi Kanunu’nun sözü edilen 18. maddesi kapsamına giren teslim ve hizmetleri münhasıran aynı Kanunun 94. maddesinde zikredilen kişi ve kuruluşlara yapanların katma değer vergisinin bu kişi ve kuruluşlar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilmesinin uygun görüldüğü, ancak serbest meslek erbabının bu uygulamadan faydalanabilmesi için gerçek usulde katma değer vergisi mükellefiyetlerinin sadece Gelir Vergisi Kanunu’nun 18. Maddesi kapsamına giren işlemlerden ibaret olması ve işlemlerin tamamının aynı Kanunun 94. Maddesine göre, gelir vergisi stopajına tabi tutulması gerektiği açıklanmıştır.

 

Ayrıca, bu şekilde işlem yapılabilmesi için Gelir Vergisi Kanunu’nun 18. maddesi kapsamına giren kişilerin bu durumu önceden vergi sorumlusuna bildirmesi gerekmektedir. 18. madde kapsamına giren teslim veya hizmetleri 94. maddede sayılan kişi ve kuruluşlar yanında maddede yer almayanlara da yapanlar bu uygulamadan faydalanamayacaktır.

 

Buna göre, tarafınızca gerçekleştirilen hat ve tezhib çalışmaları GVK’nun 18. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olsa dahi yapılan restorasyon ve konservasyon çalışmaları anılan madde kapsamında değerlendirilmediğinden serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Kanunun 1/1. maddesine göre Katma Değer Vergisine tabi olup, KDV mükellefiyeti tesis ettirilmesi gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.