T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

    

   

     

  

 

           

Sayı  : B.07.1.GİB.4.34.16.01/GVK-65-13221-                                           

Konu : Bilgi İşlem Yazılımı ve Danışmanlık faaliyetinin ne şekilde vergilendirileceği hk.

 

 

 

……………. VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE

 

 

 

Daireniz ……………. vergi numaralı mükellefi ……………….. tarafından Başkanlığımız Mükellef Hizmetleri …………. Müdürlüğü’ne verilen tarihsiz dilekçede; gelir vergisi mükellefi olmayan ödevlinin bilgi işlem yazılımı ve danışmanlık faaliyetinde bulunduğu, gelir vergisi mükellefiyeti bulunmamakla birlikte KDV yönünden mükellefiyetinin bulunduğu ve ödevlinin yapmış olduğu hizmet karşılıklarında serbest meslek makbuzu yerine fatura düzenlediği belirtilerek yapılan işlemlerin doğru olup olmadığı hususları sorulmaktadır.

 

Bilindiği gibi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Serbest Meslek Kazançları” başlıklı 65. maddesinde; “Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.

 

Serbest meslek faaliyeti, sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.............” hükmü yer almaktadır.

 

            Serbest meslek faaliyetinde ana unsur, faaliyetin sermayeden çok, kişisel çalışmaya ilmi yada mesleki bilgi ve ihtisasa dayanmasıdır. Bu unsur, serbest meslek faaliyetini ticari faaliyetten ayıran en önemli özellik olup, söz konusu faaliyetlerden elde edilen kazançların daha çok emek ürünü olduğunu göstermesi gerekmektedir.

 

            Burada, yalnızca emeğe dayanan organizasyon yeterli olmadığı gibi aynı zamanda geliri doğuran emeğin, ilgi veya mesleki bilgi ve ihtisasa dayanması koşulu da aranmaktadır.

 

            Aynı  Kanunun 18. maddesinde;  “Müellif, mütercim, heykeltraş, hattat, ressam, bestekar, bilgisayar programcısı ve mucitlerin ve bunların kanuni mirasçılarının şiir, hikaye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon ve videoda yayınlamak veya kitap, CD, disket  resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hasılat gelir vergisinden müstesnadır.

 

            Eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında alınan bedel ve ücretler istisnaya dahildir.

 

            Yukarıda yazılı kazançların arızi olarak elde edilmesi istisna hükmünün uygulanmasına engel teşkil etmez.

 

            Serbest meslek kazançları istisnasının bu Kanunun  94. maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur.” hükmü yer almaktadır.

 

            Öte yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinde kimlerin tevkifat yapacakları açıklanmış olup, söz konusu maddenin 2. bendinin (a) fıkrasında yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden, 18. madde kapsamına giren serbest meslek işlerinden tevkifat yapılacağı hükme bağlanmıştır. Tevkifat uygulamasında serbest meslek kazancının devamlı veya arızi nitelikte olmasının herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

 

            Kendi nam ve hesabına hareket eden kişilerce bilgisayar program ve yazılımı üretimi serbest meslek kazancıdır.

           

            Ayrıca, 5846 sayılı Fikir ve sanat Eserleri Kanunu’na 4630 sayılı kanunla eklenen 1/B maddesinde eser ve bilgisayar programı;

 

a)      Eser: Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini,

 

b)       Eser  sahibi: Eseri meydana getiren gerçek kişiyi,

            .....

           g) Bilgisayar programı: Bir bilgisayar sisteminin özel bir işlem veya görev yapmasını sağlayacak bir şekilde düzene konulmuş bilgisayar emir dizgesi ve bu emir dizgesinin oluşum ve gelişimini sağlayacak hazırlık çalışmalarını,

 

            ....ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.

 

           Buna göre bilgisayar programcısı da bilgisayar program yazılımı yapan kişi olmaktadır. Dikkat edileceği üzere, Gelir Vergisi Kanunu’nun 18. maddesinde zikredilen “bilgisayar programcısı” ve “bilgisayar yazılımı” ibareleri, eser niteliğinde bir yazılım üretimi ile ilgili olup, bilgisayar kullanılarak yapılan her iş bu kapsama girmektedir. Bir başka söyleyişle yasa maddesinin konu edindiği husus; işletim veya uygulama programları üretilmesi/yaratılması gibi, lisanslama/telif hakları ile de ulusal veya uluslar arası düzeyde korunan, özgün özellikleri olan ve bunları yaratıcısının/üreticisinin belirlediği program üretimi olup, üretilmiş programları kullanarak işlem yapmak değildir.

 

           Bu hüküm ve açıklamalara göre, adı geçen tarafından verilen bilgi işlem yazılımı ve danışmanlık hizmetlerinin serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Ancak, yukarıda sayılan özellikleri taşıması şartıyla bilgi işlem yazılımdan elde edilen kazanç Gelir Vergisi Kanunu’nun 18.maddesi kapsamında gelir vergisinden istisna tutulacaktır. Diğer taraftan, söz konusu bilgisayar yazılımlarının Gelir Vergisi Kanunu’nun 94.maddesinde sayılanlara devir, temlik edilmesi veya kiralanması halinde tevkifat yoluyla vergilendirilmesi gerekeceği ve danışmanlık hizmetleri nedeniyle Gelir Vergisi Kanunu’nun 18.maddesinde yer alan istisnadan faydalanılamayacağı, bu faaliyetleri nedeniyle elde edilen kazancın serbest meslek kazancının genel hükümlerine göre vergilendirilmesi gerekeceği de tabidir.

 

 

             Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 210’uncu maddesinde, serbest meslek erbabının serbest meslek kazanç defteri tutacağı, 220’nci maddesinde söz konusu defterin tasdike tabi olduğu, aynı kanunun 236’ncı maddesinde ise; serbest meslek erbabının mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşterinin de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetinde olduğu hüküm altına alınmıştır.

 

              Yine, Kanunun 353/1’nci maddesinde; “Verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların herbirine, her bir belge için 129,00.-YTL’den aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının % 10'u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir.

 

            Bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin olarak tespit olunan yukarıda yazılı özel usulsüzlükler için kesilecek cezanın toplamı 60.000, - YTL’yi geçemez.” hükmü yer almaktadır.

            Buna göre, serbest meslek faaliyeti çerçevesinde tahsil ettiği hizmet bedelleri için serbest meslek makbuzu yerine fatura düzenleyen söz konusu mükellef adına V.U.K.’nun 353/1’nci maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, daha önce Başkanlığımızca adı geçen hakkında ………………… Grup Müdürlüğü’ne hitaben verilen ve bir örneği ekte gönderilen 11/05/2000 tarih ve … sayılı özelgemiz doğrultusunda adı geçenin dar mükellef kapsamında değerlendirilmesi halinde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması hükümlerinin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

            Bilgi edinilmesi ile yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda konunun değerlendirilerek gerekli işlemlerin yapılması ve sonucundan ivedi olarak Müdürlüğümüze bilgi verilmesini rica ederim.

                                                                                                                                                                  

 

Başkan a.
Grup Müdür V.