T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

    

   

     

  

 

Sayı  : B.07.1.GİB.4.34.16.01/GVK-94/13-(12980)               

Konu  : Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine yapılan komisyon ödemelerinden gelir vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hk.   

 

 

…………………………….

 

 

             ………..  Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün  …………….. vergi kimlik numaralı mükellefi ………………….. Pazarlama İç ve Dış Tic.Ltd.Şti tarafından Müdürlüğümüze verilen bila  tarihli dilekçe ve ekleri incelenmiş olup, dilekçede Müdürlüğümüzü ilgilendiren hususlar aşağıda açıklanmıştır.  

Bilindiği gibi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 37.maddesinde, “Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır.” Hükmü yer almaktadır.

Öte yandan, aynı Kanunu’nun “Basit Usulün Hududu” başlıklı 51. maddesinin 6. bendinde, her türlü ilan ve reklam işleriyle uğraşanlar ve bu işlere tavassut edenler basit usulden faydalanamayacaklar arasında sayılmıştır.

Buna göre, her türlü ilan ve reklam  işleriyle uğraşanlar veya bu işlerin yapılmasında aracı olan mükellefler ayrı bir grup olarak gerçek usulde gelir vergisi mükellefidirler. Bunların basit usulden yararlanmaları mümkün değildir. Kanunda belirtilen hadleri aşmamış olsa dahi gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olup, beyanname vermek durumundadırlar

Diğer taraftan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6. maddesinin (1) numaralı bendinde,   kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, (2) numaralı bendinde ise, safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca safi kurum kazancının tespitinde Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yer alan giderlerin yanısıra ticari kazançlarla ilgili olarak Gelir Vergisi Kanunu’nda yer alan giderler de indirim konusu yapılmaktadır.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 40.maddesinin 1.bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği hükmü yer almaktadır. İşletme ile ilgili reklam harcamaları da genel gider niteliğindedir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, şirketiniz tarafından üretilen Web sayfalarının pazarlanması faaliyetine aracılık eden şahısların bu faaliyetten elde ettikleri gelirin ticari kazanç olarak değerlendirilerek vergilendirilmesi gerekir. Dolayısıyla söz konusu şahıslar adına gerçek usulde mükellefiyet tesis edilmesi ve bu hizmetleri karşılığı adınıza fatura düzenlenmesi  gerekmekte olup, bu kişilere Şirketinizce yapılan ödemelerin ise kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun 40/1. maddesi gereğince gider olarak indirim konusu yapılması mümkündür.

Bilgi edinilmesini rica ederim.           

                                                                                                                                                                                                     

 

Başkan a.
Grup Müdür V.