|
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
Sayı : B.07.1 .GİB.4.34.l6.01/GVK-40/3-13038Konu : İş akdi feshedilen personele ödenen kıdem tazminatının tevkifata tabi olup olmadığı ve kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı hk.
………………………. Osmangazi/BURSA
İlgi : ……… Vergi Dairesi Başkanlığı’na hitaben vermiş olduğunuz …/09/2006 tarih ve ….. sayılı dilekçeniz.
İlgide kayıtlı dilekçenizde, şirketinizde 30/10/1991 tarihinden beri çalışan personelinizin şirketinizdeki yapısal değişiklik sonucu 31/08/2006 tarih itibariyle bildirimsiz olarak feshettiğinizden iş akdi feshedilen personelinize yapılacak kıdem tazminatı ödemesinden gelir vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı ve söz konusu ödemenin kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı hususunu sormaktasınız.
Bilindiği gibi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 25. maddesinde “Aşağıda yazılı tazminat ve yardımlar Gelir Vergisi'nden müstesnadır: ...... 7. (2320 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle değişen bent) 1475 ve 854 sayılı Kanun'lara göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 5953 sayılı Kanun'a göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarları (hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz); ......”hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, 21.06.2006 tarih ve 26205 sayılı Resmi Gazete yayınlanan 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6.maddesinin ( 01/01/2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 21.06.2006 tarihinde yürürlüğe giren madde) birinci fıkrasında kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş, ikinci fıkrasında ise safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8.maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 40.maddesinde yer alan giderlerin indirileceği belirtilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ticari Kazancın Tarifi” başlıklı 37. maddesinde; “Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır”. hükmü yer almış olup; aynı Kanun’un 38. maddesinde ise; “Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerlerin arasındaki müspet farktır” denilmiş ve Vergi Usul Kanunu’nun 192. maddesinin dördüncü fıkrasında da, aktif toplamıyla borçlar arasındaki farkın müteşebbisin işletmeye mevzu varlığını (öz sermayeyi) teşkil edeceği hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan, 10/06/2003 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 4857 sayılı Kanun’un 120.maddesiyle 1475 sayılı İş Kanunu’nun kıdem tazminatı ile ilgili 14.maddesi hariç diğer tüm hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır. 1475 sayılı İş Kanunu’nun kıdem tazminatları ile ilgili 16,17 ve 26.maddeleri yerine 4857 sayılı Kanunun sırasıyla 24,25 ve 32.maddeleri yürürlüğe girmiştir.
1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde “Bu kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin: 1-İşveren tarafından bu kanunun 17. maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2-İşçi tarafından bu kanunun 16. maddesi uyarınca, 3-Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla, 4-Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum ve sandıklarından yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; … Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır” hükmü yer almıştır.
1475 sayılı İş Kanunu’nun 17.maddesi yerine yürürlüğe giren 4857 sayılı Kanunun 25.maddesinde ise; “ Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: ...... II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84 üncü maddeye aykırı hareket etmesi. e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması. ....” hükümleri yer almaktadır. Bu hükümlere göre, şirketinizce 1475 sayılı İş Kanunu uyarınca iş akdi feshedilen personele söz konusu Kanun hükümleri gereğince yapılacak kıdem tazminatı ödemesi Gelir Vergisi Kanunu’nun 25/7.maddesi hükümleri gereğince gelir vergisi tevkifatına tabi tutulmayacak olup, Gelir Vergisi Kanunu’nun 40/3. maddesi hükümlerine göre de Kurumlar Vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkündür.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
|
|
|
Başkan a. |
|