T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

     

   

 

 

 

Sayı  :  B.07.1.GİB.4.34.16.01/GVK-94/11-12876          

Konu :  Kurumlar vergisi mükellefinin kendi ürettiği yumurtaların ticaret

             borsasına tescil edilerek satışı sırasında tevkifat yapılıp yapılmayacağı hk.

 

 

……………………….

   Mecidiyeköy-İSTANBUL

 

 

İlgi :      …./07/2006  tarihli dilekçeniz.

 

            İlgide kayıtlı dilekçenizde,  ………………… Vergi Dairesinin …………..vergi kimlik numarasında kayıtlı kurumlar vergisi mükellefi olduğunuzu, asıl faaliyet konusu olan kesimlik tavuk üretiminin yanı sıra sofralık yumurta üretimi ve satışı faaliyeti ile de iştigal ettiğinizi, kendi ürettiğiniz yumurtaların borsa aracılığı ile satışında ticaret borsalarında tescil işlemleri sırasında, zirai ürün satışlarınız nedeniyle tevkifat yapılıp yapılmayacağını sorduğunuz anlaşılmaktadır.

 

            Bilindiği üzere, 21.06.2006 tarih ve 26205 sayılı Resmi Gazete yayınlanan 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6.maddesinde ( 01/01/2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 21.06.2006 tarihinde yürürlüğe giren madde) “(1) Kurumlar vergisi, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanır.

            (2) Safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümleri uygulanır. Ziraî faaliyetle uğraşan kurumların bu faaliyetinden doğan kazançlarının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun 59 uncu maddesinin son fıkra hükmü de dikkate alınır.” hükmü yer almaktadır.

 

            Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 52. maddesinde; “Zirai faaliyet; arazide, deniz, göl ve nehirlerde, ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veyahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle nebat, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin istihsalini, avlanmasını, avcıları ve yetiştiricileri tarafından muhafazasını, taşınmasını, satılmasını veya bu mahsullerden sair bir şekilde faydalanılmasını ifade eder. ...

           

            Kollektif şirketlerle adi veya eshamlı komandit şirketler zirai faaliyetle iştigal etseler dahi çiftçi sayılmazlar. Zirai faaliyetle iştigal eden kollektif şirketlerin ortakları ile komandit şirketlerin komandite ortaklarının şirket kârından aldıkları paylar şahsi ticari kazanç hükmündedir...” hükmü yer almaktadır.

 

Yine aynı Kanununun “vergi tevkifatı” başlıklı 94. maddesinde; “Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar” hükmü yer almış bu maddenin 11 numaralı bendinde ise “çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller ve hizmetler için yapılan ödemelerden;

 

a)Hayvanlar ve bunların mahsulleri ile kara ve su avcılığı mahsulleri için,

i)Ticaret borsalarında tescil ettirilerek satın alınanlar için %1

ii)(i) alt bendi dışında kalanlar için %2

 

...” oranında vergi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

 

Diğer taraftan konuya ilişkin olarak 15.09.1990 tarih ve 20636 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 164 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde;

 

“Öte yandan bu tebliğin 1,2 ve 3. bölümlerinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşları ile diğer kişi, kurum ve kuruluşların; çiftçi dışında kalan kişi, kurum ve kuruluşlardan, 5590 sayılı Kanuna göre kurulmuş bulunan Ticaret Borsalarında tescil ettirerek satın aldıkları zirai ürün bedelleri üzerinden, gelir vergisi tevkifatı yapmayacaklar ve müteselsilen de sorumlu olmayacaklardır. Ancak söz konusu ürünlerle ilgili olarak daha önceden çiftçiden satın alınması esasında gelir vergisi tevkifatının yapılmamış olması halinde, tevkif yoluyla ödenmesi gereken vergi ile buna bağlı ceza, gecikme faizi ve gecikme zammından tescil işlemini yapan borsalar, borsaların yöneticileri ve vergisi tevkif yoluyla ödenmeyen zirai ürünü Borsaya getirenler de müteselsilen sorumlu olacaklardır.” denilmektedir.

 

            Bu hüküm ve açıklamalara göre,  şirketiniz çiftçi sayılmayacağından, şirketinizce üretilerek ve borsada tescil ettirilerek satılan yumurtaların satışından elde edilen kazançlar üzerinden tevkifat yapılmasına gerek yoktur. Ancak, zirai ürünlerin (yumurtaların) bir çiftçiden satın alınıp borsada tescil ettirilerek satışının yapılması ve söz konusu ürünlerin çiftçiden satın alınması esnasında gelir vergisi tevkifatının yapılmamış olması durumunda, tevkifat yapılmak suretiyle vergi dairesine ödenmesi gereken vergi ile buna bağlı ceza, gecikme faizini ve gecikme zammından dolayı tescil işlemi yapan borsa ile birlikte müteselsilen sorumlu olacağınız hususu tabiidir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim. 

 

           

                                                                                                        

 

Başkan a.
Grup Müdür V.