|
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.16.01/KVK-13-
Konu : Belli bir süreye ilişkin olarak düzenlenen yazılım uygulaması bakım faturalarında, bakım hizmet süresinin belirtilmesi şartı ile fatura karşılığında tahsil olunan bedelin bir defada gelir kaydedilip kaydedilmeyeceği hk.
………………………….. GRUP MÜDÜRLÜĞÜNE
İlgi : …./09/2005 tarih ve B.07.04.DEF.0.34.20/VUK-1/11733-172 ve ………… sayılı yazılarınız.
………………….Bilgisayar Hizmetleri Ltd.Şti. tarafından Müdüriyetinize verilen ve ilgide kayıtlı yazınız ekinde yer alan…../06/2005 tarihli dilekçede Müdüriyetimizi ilgilendiren hususlar aşağıda cevaplandırılmıştır. Bilindiği gibi, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinde, “Kurumlar Vergisi birinci maddede yazılı mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanır. Safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümleri uygulanır.....” hükmü yer almıştır. Öte yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazancın tarifinin yapıldığı 37.maddesinde ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükme bağlanmış ve ticari kazançta vergiyi doğuran olay tahakkuk esasına bağlanmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda vergiyi doğuran olay ise vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar hükmü ile belirtilmiştir. Tacirler arasındaki faaliyetlerin belgelendirilmesi amacıyla Vergi Usul Kanunu’nda yer alan fatura da tahakkuk esasına bağlı kalınarak düzenlenmektedir. Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 38.maddesinin birinci fıkrasında “Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki özsermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır…, “Maddenin ikinci fıkrasında ise; “Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunu’nun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41.maddeleri hükümleri uygulanır.” hükmü mevcuttur. Ayrıca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 192.maddesinin 4.fıkrasında da; “Aktif toplamı ile borçlar arasındaki farkın, müteşebbisin işletmeye mevzu varlığını (özsermayeyi) teşkil edeceği belirtilmek suretiyle kazancın tespitinde tahsil değil, tahakkukun esas alınacağı” hükme bağlanmıştır. Bu hükümlere göre kurum kazancı, ticari kazanç niteliği taşıdığından ve ticari kazanç gibi tespit edildiğinden elde etme yönünden tahakkuk esası geçerlidir. Tahakkuk ise gelirin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmesini ifade eder. Bunun için geliri doğuran işlemin tekemmül etmesi gereklidir. Ticari faaliyet içerisinde yapılan bir hizmet bedeli taraflarca belirlenip tamamlandığında gelir veya gider tahakkuk etmiş kabul edilir. Bilgi edinilmesini arz ederim. |