|
T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ İl Defterdarlığı Vasıtasız Vergiler Gelir MüdürlüğüSAYI : B.07.4.DEF.0.34.11/GVK-66(10472)KONU : Arzu halcilik faaliyetinin vergiye tabi olup olmayacağı hk. ……………………. VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE İLGİ : a)……..05.2004 tarih ve ……….sayılı yazımız. b) ……...06.2004 tarih ve ……… sayılı yazınız. Dairenizin …………….vergi kimlik numaralı mükellefi ……………. tarafından Defterdarlığımıza verilen 20.05.2004 tarihli dilekçe ilgi (a)’da kayıtlı yazımızla dairenize gönderilmiş olup, ilgi (b)’de kayıtlı yazınızla yapılan işlemler hakkında bilgi verilmiştir. Ancak ilgi (b)’de kayıtlı yazınızın tetkiki neticesinde aşağıdaki açıklamalara ihtiyaç duyulmuştur. Bilindiği gibi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Serbest Meslek Erbabı”nı tanımlayan 66.maddesinde; “Serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenler serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görevle devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez. Bu maddenin uygulanmasında: … 5- (4369 sayılı Kanun’un 36.maddesiyle eklenen bent) (10.01.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi Usul Kanunu’nun 155.maddesinde belirtilen şartlardan ikisini taşıyan ebe, sünnetçi, sağlık memuru, arzuhalci, rehber gibi mesleki faaliyette bulunanlar (şartlardan en az ikisini taşımayanlar ile köylerde veya son nüfus sayımına göre belediye içi nüfusu 5000’i aşmayan yerlerde faaliyette bulunanların bu faaliyetlerine ilişkin kazançları Gelir Vergisi’nden muaftır.); Bu işleri dolayısıyla serbest meslek erbabı sayılırlar.” hükmü yer almaktadır. Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Serbest Meslek Erbabında işe Başlamanın Belirtileri” başlıklı 155.maddesinde; “Serbest meslek erbabı için aşağıdaki hallerden herhangi biri “işe başlama”yı gösterir. 1- Muayenehane, yazıhane, atelye gibi özel işyerleri açmak; 2- Çalışılan yere tabela, levha gibi mesleki faaliyette bulunulduğunu ifade eden alametleri asmak; 3- Her ne şekilde olursa olsun devamlı olarak mesleki faaliyette bulunmak üzere mesleki teşekküllere kaydolunmak; 4- Serbest olarak mesleki faaliyette bulunmak üzere mesleki teşekküllere kaydolunmak; Mesleki teşekküllere kaydolunanlardan görevleri veya durumları icabı bilfiil mesleki faaliyette bulunmayacak olanlar bildirmelerinde bu ciheti de açıklarlar.” amir hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 156.maddesinde ”işyeri”; “Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette işyeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane, şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, sağ, bahçe çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerdir.” şeklinde tanımlanmaktadır. Bu hükümlere göre, ödevli arzuhalcilik faaliyeti sebebi ile her ne kadar serbest meslek erbabı olarak nitelendirilsede, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 155.maddesinde sayılan koşullardan sadece işyeri açma koşulunu taşıması halinde vergiden muaf tutulması olanaklıdır. Ancak, bu koşulun yanında diğer bir koşuluda taşıyorsa (mesleki teşekküllere kaydolmak ilan yapmak veya tabela asmak gibi) serbest meslek erbabı olarak vergi mükellefiyetinin tesisi gerekeceği tabiidir. Diğer taraftan, ilgi yazınızın son paragrafında, dairenizin yetki alanından basit usulde çay ocağı faaliyetinde bulunan mükelleflerin tamim yazısına istinaden basit usulde mükellefiyetlerinin devam edip etmeyeceği hususu da aşağıda açıklanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Basit usulde ticari kazancın tespiti” başlıklı 46.maddesinde; “(4369 sayılı kanunun 31. maddesiyle 01.01.1999 tarihinden geçerli olmak üzere değişen şekli) 47 ve 48. maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari kazançları basit usulde tespit olunur. ....................... Aynı işte ortak olarak çalışanlar hakkında 47.maddede yazılı yıllık kira bedeli ve 48.maddede yazılı iş hacmi ölçüleri toplu olarak, diğer şartlar ortakların her biri için ayrı ayrı aranır.Ortaklarından birisi gerçek usule göre Gelir Vergisine tabi bulunan ortaklıklarda, diğer ortakların ticari kazancı da gerçek usulde tespit olunur. Adi ortaklık halinde çalışanlardan aynı zamanda diğer şahsi işle de iştigal edenlerin gerçek veya basit usulden hangisine göre vergilendirileceği, 47. maddenin 2 numaralı bendi ile 48. maddede yer alan ölçülerden şahsi işine ait olanlara, ortaklardan hissesine düşen miktarların eklenmesi suretiyle tespit olunur. Şahsi işin mevcut olmaması halinde, muhtelif ortaklıklardaki hisselerin toplanması ile yetinilir. Basit usule tabi olmanın şartlarından herhangi birini takvim yılı içinde kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilirler.Basit usulün şartlarına haiz olanlardan, bu usulden yararlanmak istemediklerini yazı ile bildirenler, bu talepleri doğrultusunda takip eden ay başından veya izleyen takvim yılı başından, yeni işe başlayanlar ise işe başlama tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Herhangi bir şekilde gerçek usulde vergilendirilecek olanlar ve gerçek usulde vergilendirilen mükellefler, bir daha hiçbir şekilde basit usule dönemezler.Bu kişilerin aynı türden iş yapan eş ve çocukları da bu faaliyetleri nedeniyle basit usulden yararlanamazlar.” hükmü yer almaktadır. Öte yandan, konuya ilişkin 06 Nisan 1995 tarih ve 22250 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gelir Vergisi Kanunu 183 Seri Nolu Genel Tebliği’nin 5. bendinin “Her Türlü Emtia Alım-Satımı İle Uğraşanlar” ile ilgili açıklamaların yer aldığı (b) fıkrası ile “Eğlence ve İstirahat Yerlerini İşleten” başlıklı (f) fıkrasında “Götürü usule tabi olan mükelleflerden her türlü eğlence ve istirahat yerlerini işletenler 01.05.1995 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirileceklerdir. Eğlence ve istirahat yerlerinden; çay ve kırbahçesi, çayhane, kahvehane, kıraathane, bezik, briç, bilardo, piyango, masa futbolu, tenis, minyatür golf ve benzeri spor yerleri ile kaplıca, hamam, otel, motel, pansiyon ve dansing, düğün salonu, sinema, atlı karınca, dönme dolap gibi yerler anlaşılacaktır.” Denilmiş olup tebliğ hükmünde yer alan bu açıklamalar doğrultusunda da çay ocağı işleten ve yaptığı çay ve kahveyi kendi işletmesinde servis yapmayıp, müşterilerinin işyerlerine servis yapmak suretiyle satan basit usule tabi mükelleflerin basit usulde vergilendirilmelerine devam edilecektir. Bu açıklamalar çerçevesinde, dairenizin yetki alanındaki çay ocağı işleten mükelleflerin Emtia alımı (tost, cola, poğaça gibi) satımı faaliyetini yürüttükleri yönünde bir tespitin yapılması halinde gerçek usulde gelir vergisi mükellefiyetinin tesisi, söz konusu emtiaların çay ocağında satılmaması sadece çay hizmeti sunulması halinde ise basit usulde mükellefiyetten yararlanması mümkündür. Bilgi edinilmesi ile yazımız doğrultusunda işlem yapılarak neticesinden mükellefe ve müdüriyetimize bilgi verilmesini rica ederim. |